Renkli Kampüs içinden iş tecrübeleri

Mezuniyetimden sonra Siemens ile kurumsal hayata geçiş yapmıştım. Ancak sonradan anladım ki Siemens çok iyi bir firma olmasına rağmen özel sektör beni yoruyor. Özellikle hafta içi 5 gün işe gidince kendime vakit ayıramıyordum. Bu yüzden kendi mesleğime geçiş yapmaya karar verdim. Yeni havalimanında ise şartlar daha iyi ve 1 gün 24 saat çalışıp, 3 gün izinli oluyoruz. Böylelikle kendime çok daha fazla vakit ayırabiliyorum. İş seçimi yaparken benim için kilit nokta, ne kadar boş zamanım olacağıydı. Bu sebepten kamu sektörüne geçiş yaptım. Mesleğimi seviyorum. Şu an her şey daha güzel 🙂

Ceyhun Özdemir

 

Sizlere, içinde bulunmayı çok isteğim bir şirket olan Bosch Siemens Ev Aletleri’nin 3,5 aylık çalışanı ve
bir RK mezunu olarak yazıyorum. Lisans eğitimimin ortasından itibaren özel sektörde
kurumsallaşmasını tamamlamış bir şirketin insan kaynakları bölümünde çalışma isteğim oluşmuştu,
geldiğim nokta bu isteğimle örtüştüğü için şu anki halimden oldukça memnun olduğumu öncelikle
belirtmem gerekir.
3.5 aylık iş hayatına dair taze deneyimlerimden bahsedecek olursam, benim en büyük şansımın
birlikte çalıştığım kişi olduğunu söylemem çok doğru olur. Kurumsal hayata yeni başlayan herkes gibi
en ufak davranış kalıplarından daha karmaşık teknik işlere kadar her alandaki bilgiye aç
konumdaydım. Birlikte çalıştığım kişi de bana sadece işlerimizi öğretmiyor kurumsal hayatın içindeki
yaşamıma da rehberlik ediyor. Kendime dair farkındalığımı arttırırken, kariyerimde ne gibi alternatif
yollar olduğunu deneyimleme noktasında da fırsatları bizzat kendisi sunuyor, destekliyor. Tüm
bunların kaynağında İK-Eğitim ve Gelişim bölümünde çalışmamızın ve işimizin ‘öğrenme’ süreçleri
olmasının etkisi mutlaka büyüktür. Ancak kendimce birlikte çalışılan kişilerin çok önemli olduğu, bu
kişilerin motivasyonu arttırabileceği gibi işe karşı birçok olumsuz tutuma da sebebiyet verebileceği
kanısına vardım. Özellikle benim gibi ilk işinde olan kişiler için başka bir referans noktası, deneyim
dünyası bulunmadığından olumsuz durumlar ileride iyileştirilmesi zorlaşacak hasarlar bırakabilir.
Kendi adıma bu konuda çok şanslı olduğumu düşünüyorum.
Bunların yanında yetki ve sorumluluk alma konusuna da değinmek ve çok uzatmadan gelecek
hedeflerimden de bahsederek yazımı bitirmek istiyorum. Yetki ve sorumluluk alma konusunun da çok
önemli olduğunu düşünüyorum, bu konuda proaktif olmak bana daha faydalı geldiği için bu şekilde
davranıyorum. Buradan hareketle gelecek hedefim, kapasitem dahilinde alabileceğim en fazla yetki
ve sorumluluğu almak; öğrenebileceğim her türlü bilgi&beceriyi öğrenmek ve uygulamak; çıktı olarak
da ortaya koyduğum işlerle bağlı olduğum kişilerin güvenini ve takdirini kazanmak. Çünkü gördüm ki
güven, takdir ve teşekkür oldukça motive edici faktörlermiş. Okuduğunuz için teşekkürler 

Meryem İpek

 

Nefesimi kesme nefesim ol

Bu yazımda edebiyatın ve şiirin hayatımda ki yerinden ve kendi edebi yolculuğumda şu ana kadar yaptıklarımdan, bu yolculuğun aşamalarından bahsedeceğim ama ilk olarak kendimi tanıtarak başlayacağım. Ben Hayrettin Nida Küçük. 14 Mayıs 1997 yılında İstanbul da doğdum. Bu tanıtma başlangıcından sonra asıl anlatmak istediğim unsura giriş yapabilirim sanırım.

Edebiyat ve şiir kendimi bildim bileli keyif aldığım bir alan. İlkokul yıllarımdan beri şiir yazdığımı ve o zamandan başlayan bu ilginin gün geçtikçe vazgeçilmezim olan bir tutkuya dönüştüğünü söylemek isterim. Şiir yazma uğraşı uzun bir dönem hobi olarak hayatımda yer tutmuş olsa da, 2016 yılında ilk ciddi edebi hamlemi yazdığım 300 kadar şiir arasından 55 tanesini seçerek  “55 Damla Aşk İksiri “adlı kitabımda toplayarak yaptım.

Kitabın isminden de anlaşılacağı üzere daha çok aşk, romantizm, melankoli gibi koyu kırmızı tonda öğeler olarak tanımladığım duygusal konulara yer veriyorum. Bu kitabı yazdıktan sonra şiir yazma sıklığımı arttırdım. Tabii bunu yaparken konu ve duygu yoğunluğu konusunda çizgimi bozmamaya önem verdim. Yazdıklarıma öz eleştiri yaptım ve yeri geldi yazdıklarıma baktığımda haklı olduğunu hissettiğim bir gurur yaşadım.

Çalışmalarım devam edip şiirlerimi biriktirdikten sonra ikinci şiir kitabım olan “Nefesimi kesme nefesim ol “adlı kitabım 2018 yılı ortalarında piyasaya çıktı. Açık konuşmak gerekirse belki iki kitap arasında karşılaştırma yaptığımda ikinci kitabımı daha çok beğeniyorum. Bunun sebebinin iki kitabın arasındaki iki yılın bana kattıkları ve benim kendi yazdıklarıma öz eleştiri yaparak hep daha iyisini yazma çabam diyebilirim. Daha bu yolda atmam gereken çok adım var farkındayım ama asla kendi bulunduğum seviyeyi yeterli görmeye niyetim yok.

Bu kitapları yazdığımda en çok karşılaştığım soru olan ”ilham kaynağın nedir “ sorusuna cevabım bir aşk, bir duygusal olay ya da bir travma değil. İlham kaynağı olarak gelip geçici bir durumun göz önünde tutulmasını uygun gördüğümü söyleyemem. İnsanın hayatı boyunca peşinden koşacağız şeyin sonu olmayan hayalleri olduğuna inanıyorum. Bu nedenle benim asıl ilham kaynağım hayallerimdir ve yaşadığım önemli olaylarla hayallerimi harmanlayarak yazıya dökerim. Yani benim yazım sürecimin özeti bunlardır.

Sosyal Fayda Zirvesi

RK’da Sanat – Benay Gözkaman

RK’da Sanat – Serim Berke Yarar