DÜNYANIZI / DÜNYAYI KENDİNİZİ VE ÇEVRENİZİ TANIYARAK DEĞİŞTİRMENİN ANAHTARI, SIMSICAK BİR AİLE: RENKLİ KAMPÜS

Merhaba

Bir Renkli Kampüs mezunu olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki; Renkli Kampüs hayatımın en önemli kırılma noktalarından biridir. Bu bağlamda hayatımı Renkli Kampüs’ten önce ve Renkli Kampüs’ten sonra şeklinde 2 döneme ayırsam yanlış olmaz.

Renkli Kampüs’ten önce hayat benim için bir türlü tamamlanamayan bir puzzle gibiydi. Hayatımda hep bir şeyler eksikti ancak ben o eksikliklerin ne olduğunu bulamıyordum. Kendime bunu sorduğumda hiçbir cevap alamıyordum. Hedeflerim yalnızca yüksek notlar ile üniversiteyi bitirmek, nitelikli bir işte çalışmak ve ailemin benim için sarf etmiş olduğu çabayı boşa çıkarmamaktı.

Ruhsal olarak hissettiğim eksikliğin sebebini ise üniversiteyi kazanıp İstanbul’dan ayrılıp başka bir şehre yerleştiğimde anladım:  Bağımsız hareketimin sınırlı olması, tek başıma dışarı çıkmak için gereken cesareti bir türlü kendimde bulamıyor olmam beni iyiden iyiye kötü hissettirmeye başlamıştı. Puzzle’ın bir parçasını nihayet bulmuştum. Teşhisi koymuştum ancak tedavi için gereken ilacı bir türlü tedarik edemiyordum. Bu durum benim daha sinirli biri olmama, her geçen gün özgüvenimin zayıflamasına sebep oluyordu.

2017 Haziran ayında üniversiteyi bitirip İstanbul’a döndüğümde yeni bir “Ben” yaratmaya karar verdim: Bundan sonra özgür bir birey olacak, korkmadan, tereddüt etmeden herkes gibi dışarı çıkacak ve hayatıma tek başıma yön verecektim. Elbette ailemin bana her konuda olduğu gibi bu konuda da verdiği desteği asla inkâr edemem ancak ailenizden ve çevrenizden ne kadar destek alırsanız alın, kendinizle ilgili bir şeyleri değiştirmeye karar vermediyseniz, hiç kimse size yardım edemez.

İstanbul’daki yaşamı benimsedikten sonra, nihayet özgür bir şekilde, korku / tereddüt hissetmeden dışarı çıkmayı başardım. Bu süre zarfında akademik kariyer yapmak istediğim için, mezunu olduğum Namık Kemal Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı bölümüne yüksek lisans öğrencisi olarak kaydımı yaptırdım. Bundan sonra ise hayatın akışı benim için tamamen değişti: Artık eski ben olmayacaktım.

Etkin ve sürekli bir şekilde baston kullanmaya başlamak, benim için Renkli Kampüs’ten önceki en büyük kırılma noktasıydı. Çünkü kendimi tanımaya, potansiyelimin farkına varmaya, kendime güvenmeye ve değişmeye başlamıştım, sıra yaşadığım toplum için bir şeyleri değiştirmek için adım atmaya gelmişti. Daha sonra Renkli Kampüs mezunu olan birkaç arkadaşımın beni yönlendirmesi ile Renkli Kampüs’e başvurdum, iyi ki de başvurmuşum.

Renkli Kampüs’e başlamadan önce ortama uyum sağlayıp sağlayamayacağım ve sivil toplum kuruluşlarının sosyal sorumluluk projeleri içerisinde etkin bir rol oynayıp oynayamayacağım konusunda birtakım tereddütlerim vardı. Ancak zaman içinde kurucularımızın rehberliği, edinmeye başladığım güzel arkadaşlıklar sayesinde sahip olduğum tereddütlerin yersiz olduğuna karar verdim ve bu sımsıcak ailenin bir parçası olmanın mutluluğunu gerçekleştirdiğimiz her modülde bir kez daha hissettim.

Başvuru formuna yazdığımız ilgi alanları doğrultusunda, Renkli Kampüs katılımcıları olarak Renkli Kampüs’ün çatısı altında bulunan sivil toplum kuruluşlarına dahil ediliyor ve “Değiştiren adımlar” atölyesi bünyesinde dahil olduğumuz sivil toplum kuruluşlarının ihtiyaçlarına yönelik olarak projeler hazırlıyorduk. Ben Rehber Köpekler Derneği’ne dahil olmuştum. Bu gelişme beni çok mutlu etmişti; çünkü rehber köpeklerin Türkiye’de kullanılmaya başlanmış olması beni heyecanlandırmıştı ve ekip olarak yapacağımız her bir proje çok önemli bir yere sahipti.

Sürecin nasıl işlediğini iyice kavradıktan ve ara sunumlarımızda gerçekleştireceğimiz projeleri belirledikten sonra, ekip olarak projelerimizi hızla gerçekleştirmeye başladık. Rehber köpeklere ilişkin olan farkındalığı üst düzeye ulaştırmak için üniversitelerde stantlar açtık, sokak röportajları yaptık ve sosyal medyada yine bu amaca yönelik olarak farkındalık çalışmaları yaptık. Muhteşem bir ekip olduğumuzu ve herkesin çok emek verdiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Projelerimizin hazırlanış sürecinde mentörlerimiz ve asistan mentörümüz bizi her an desteklediler. Ekip içi iletişimimiz gayet sağlıklıydı, birlikte sorunsuz bir süreç geçirdiğimize inanıyorum.

Renkli Kampüs benim kendimi tanımam için çok önemli adımlar atmamı sağladı, sosyal yönüm gelişti, sosyal sorumluluk projelerinde yer almanın, bir projede gönüllü olmanın ne kadar keyifli ve önemli bir deneyim olduğunu bana hissettirdi. Renkli Kampüs’ün her bir modülünde birbirinden değerli, ilham veren konuşmacıları dinledik, onlardan kariyer hedeflerimize yön verebilecek tavsiyeler aldık.

Son olarak özetleyecek olursam; Renkli Kampüs benim için; kendimi tanımak, dostluk, kendine güvenmek, zaman yönetimi, takım ruhu, pratik çözüm üretme, kararlılık, gönüllülük, empati, samimiyet, aile, çalışmak ve sosyal sorumluluk demektir.

Elif Kain

  1. Dönem Renkli Kampüs Mezunu