Erasmus deneyimi / Belçika

Herkese merhaba. Ben Merve, Renkli Kampüs 2. Dönem mezunuyum.

Bu yazımda erasmus hikayemden bahsedeceğim size biraz. Geçtiğimiz yıl yani 3. Sınıfın ilk döneminde Belçika’nın Ghent şehrine erasmusa gittim. Gittim demek çok kolay duruyor, ama inanın ki kolay olmadı. Aslında erasmus ya da exchange yapmak isteyip içinde biraz korkusu olanlar için bu yazım size ilham kaynağı olabilir. Daha önce hiç yurt dışına çıkmamış hatta uçağa bile binmemiş biri olarak tek başıma o uçağa bindiğimde yaşadığım duyguları anlatamam. Biraz korkulu ama çoğunlukla içimde çocuksu bir heyecan vardı, evet yıllardır hayal ettiğim hikayenin başındayım. Ama malesef her şey çok kolay ilerlemedi. İlk gittiğim gün çantam çalındı. İçinde yurdumun anahtarı, bütün kartlarım, paralarım… İlk gün hiç bilmediğim bir şehrin karakolundaydım. Ben kendimi doğru düzgün ingilizce bile ifade edemiyordum, karşımdaki kişi ise ingilizce bile bilmiyordu. Böyle bir ortam düşünün. Odama gidip bütün gece ağladım ama geri dönmek istemedim, bu benim hikayemdi ve bu zorlukları atlatacağıma inanmıştım. Sonra çantam bulundu, yeni kişilerle tanıştım, orada bir hayatım oldu. Başka aksilikler de yaşamadım değil tabi ki. İlk hafta özenerek aldığım termosla çenemi yaktım ve yeni tanıştığım herkese yanık kremi sormak zorunda kaldım. Şimdi düşünüyorum da o yazdığım kişilerle sonra çok iyi arkadaşlıklar kurdum. Bütün dönem kullandığım bisikletimi iade etmeye bir hafta kala çok fena düştüm ve bisikletim kullanılamaz hale geldi. İnanın ki şu an bunları yazarken gülümsüyorum evet zordu; ama çok komik anılar olarak kaldılar bana.

Erasmusu ve buradaki hayatımı karşılaştırmaya gelirsek, orada buradaki kadar samimi arkadaşlarım yoktu ama stres ve telaşım da yoktu. Akşamları rahatça yürüyüşler yapabiliyordum nehir kenarında. İstediğim yerlere özgürce gidebiliyordum. Hafta sonu şehir değiştirir gibi ülke değiştirmek, sürekli ucuz uçak bileti kovalamak hobim haline gelmişti ve çok zevk alıyordum. Çok farklı milletlerden arkadaşlarım olmuştu, çoğunluğunu Orta Asyalılar oluşturuyordu. Evet kültürler farklı; ama ortak bir dil de var inanın. Birbirimize geleneksel yemeklerimizi yaptığımız anlar en sevdiklerimdi. Ama bazen küçük burukluklar da yaşamıyor değildim tabi ki. Ne güzel yerlerdeyim ve çok farklı şeyler yaşıyordum, keşke sevdiklerim de yanımda olsalar, onlar da buraları görebilselerdi diye.

Benden erasmusa gitmek isteyenlere küçük bir tavsiye, her şey toz pembe olmuyor. Bunu bilerek gidin. Ama her şeye rağmen hayatta yaşadığım en güzel deneyimlerden biri diyebiliyorum ve kesinlikle herkese tavsiye ederim. Korkmayın ben yaparsam siz de yaparsınız, kendinize inanın!

MERVE BOZNE

0 yorumlar

Yorumla


Bir Yorum Yazın