Hamdi Ulukaya Girişimi

Herkese selam.

Ben Elif Seçkin, Renkli Kampüs 4. dönem mezunuyum. Hamdi Ulukaya Girişimi sayesinde 2 hafta New York Üniversitesi’nde alanında birçok uzman kişiden girişimcilikle ilgili eğitimler aldık. Öncelikle İstanbul’da bir günlük oryantasyon programımız oldu. Hemen ertesi gün yola çıktık. Benim için her saniyesi çok heyecan verici bir süreçti. İlk defa Amerika’ya gidiyordum ve yola çıktığımda ne kadar şanslı olduğumun farkında değildim. İlk gün bizi Selçuk Şirin ve HUG ekibi karşıladı. Sonraki gün de Hamdi Ulukaya ile tanıştık.

Hamdi Ulukaya gerçekten örnek alınması gereken bir insan. Bize en çok bahsettiği şey ne yaparsak yapalım asla özümüzden, değerlerimizden vazgeçmememiz konusuydu. 

‘’ Bize bayramı ve memleketi getirdiniz.’’ cümlesi bu programı ne kadar içten bir şekilde hazırladıklarının göstergesiydi benim için. Ayrıca bayramı da hep birlikte kutladık. Hepimizin projeleriyle tek tek ilgilendi. Kendimizi anlatma fırsatı bulduk. Bir fikir nasıl gelişir, hangi aşamalardan geçer, hayır cevabını almak bizi nasıl hissettirmeli gibi bu ve benzer konular hakkında birçok yaşanmış hikayelerden örnekler dinledik. En önemlisi de hem fikrinize aşık olmamamız gerektiğini hem de asla bu yoldan vazgeçmememiz gerektiğini öğrendim.

Yoğun eğitimin yanında kültürel ve sanatsal etkinliklerimiz de oldu. Broadway’de Alladdin  müzikaline, The Museum Of Modern Art ve The Metropolitan Museum Of Art a gittik. Programda planlı olmadan gelişen ama benim seçildiğim ilk günden beri hayalini kurduğum bir konu vardı. O da New York’a gittiğimde Barış Özcan ile tanışmaktı. Bu hayalim gerçek oldu. Barış Özcan,  Soner Canko’nun bize sunum yaptığı gün ona yardımcı olmak için gelmiş ama ekipteki herkes Barış Özcan’ı görünce yanından ayrılmadı. Sonrasında Barış Özcan ile görüşmek için bir gün ayarladık ve bize’’ Hikaye Anlatma ‘’ ile ilgili sunum yaptı. Barış Özcan’ı canlı canlı dinlemek benim için inanılmazdı. Bir başka ziyaretimiz de New York Başkonsolosluğu’naydı. Oraya gittiğimiz de ise herkesin ilgisini çeken lezzetini özlediğimiz ‘’ çay’’dı. Burada da kendimizi evimizdeymiş gibi hissettik.

Bir başka gün de her şeyin başladığı yere, Chobani fabrikaya gittik. Orada tüm işleyişi gözlemleme şansımız oldu. Benim çok fazla etkilendiğim yerlerden biriydi. Gerçekten tüm çalışanları ile birlikte bir uyum ve özveri sembolüydü Chobani.  Tüm bu süreci anlatıp startupların sunumlarını dinlediğimiz 22 Haziran da hepimiz için kutlama gecesiydi. Yaklaşık 500 kişilik davetlinin olduğu akşamda hem ev sahibi hem de misafir gibi hissettim kendimi. Hem kendimizi anlattık hem de Hamdi Ulukaya Girişimi’ni anlatma ve birçok farklı alanda uzman, akademisyen, gazeteci ve sanatçı kişilerle tanışma fırsatımız oldu.

Kısacası 2 hafta çok verimli bir şekilde geçmiş bizler öğrendiklerimiz ve yaşadığımız güzel günlerin yoğunluğuyla Türkiye’ye dönmüştük. Son olarak bir fikriniz varsa ve hayallerinize inanıyorsanız Hamdi Ulukaya’nın da çok sevdiği Mevlana’nın sözlerine kulak verin ‘’ Siz yolu yürümeye başlayınca yol size görünür.’’

 

 

0 yorumlar

Yorumla


Bir Yorum Yazın