RK’da Sanat – Serim Berke Yarar

Merhabalar güzel insanlar. Ben Serim Berke Yarar. Aslında şu anda sizlere neyden bahsetmem gerektiğine dair pek bir fikrim yok. Ancak sanat benim hayatımın ana taşı. İş zamanımın dışında kalan tüm zamanım sanırım müzikle ve davul başında geçiriyor olabilirim. Kısacası müzik ve ritim aşığıyım diyebilirim. Hayatın bir ritimden ve müzikten oluştuğunu biliyorum. Sokakta yürürken ayaklarda ve tramvayda, metrodaki yürüyen merdivenin gıcırdamasında veya doğanın göbeğinde yaprakların hışırdamasında, öten bülbülde, ayrı ayrı ritimlerin ve melodilerin konuştuğunu ve bu notaların hayatı oluşturduğunu hissediyorum. Neyse bu kadar romantik geyikten sonra, gelelim gerçekten Renkli Kampüs ve haricinde sanatla ilgili ne çalışmalar yaptığımıza. Öncelikle ben anda yapılan doğaçlama sanata bayılan bir tip olarak jam session denilen müzisyenlerin bir araya o anda gelip sahnede doğaçlama bir şekilde müzik ürettikleri gecelerde kendimi zorlamaya bayılıyorum… Gerçekten bir serabial palsili birey olarak, bu durumun işimi zorlaştırmadığını söyleyemesem de hiçbir şeyin engel olmadığına inanıyorum. İşte tam bu olguyu ve de engelli veya engelsiz bireylerin farklılaştırılmasının anlamsızlığını anlatmak bağlamında uzun yıllardır hayalini kurduğum müzik grubunu Rot Balans’ı da Renkli Kampüs aracılıyla kurmuştuk. Hatta güzel konserlere ve olumşumlara imza atmaya başlamıştık. Mitanni caz kafede çok değerli cazcıların da katılımıyla bir konserde yapmıştık. O gece orda olan insanlarla bir araya geldiğim zamanlarda, hala birdahaki ne zaman olacak diye sormaktalar. Ancak arkadaşlarımızın hayat koşularındaki değişimlerden dolayı grubumuz şu anda bir duraksama döneminde denebilir. Ama inanıyorum ki doğru zamanlama ve insanlar ile çok güzel konserlere ve etkinliklere imza atacağız. Şu anlık Çanakkale’de başka bir grup ile çeşitli mekanlarda çalmaktayım ve İstanbul’da jam session kovalamaya devam ediyorum 🙂

Aslında sanat bir aşk ve aşk olmadan hiçbir şey olmuyor. Düşünsene doğru bir ses çıkarmak için kaslarınla kavga edip, sevgi gösterip saatlerce bir sopa (Baget dediğimiz) ile bir ped’e vuruyorsun. Bunca çalışmadan sonra güzel insanlarla bir araya gelip, bir şeyler üretmenin verdiği his gerçekten paha biçilemez. Bence bu ”kendini bulma ve gerçekleştirme olgusunu”, gerçekten her isteyen birey bir yolunu bularak yapabilir. Çok ağladığım da oldu, sahneden kovulduğum da oldu, sahneye çağrıldığım da, kaslarımın ağrıdığı da, onlarla kavga ettiğim de… Ve bunların hepsi hala olmaya devam ediyor. Hayat devam ediyor çünkü.

Buraya kadar benim saçmalıklarımı okuduysanız eğer, kendinize uygun, gerçekten zevk aldığınız bir sanat dalını bulun ve hiç bir bahaneyi kabul etmeyin. Sevgilerle, kendinize iyi davranın.