Tedx – Hayalciler

Herkese merhabalar,

Ben 5. Dönem mezunu Huzeyfe Aydın. Bu yazımda benzerlerini hayatımda çok yaptığım ancak kurumsal yapısı ile diğerlerinden ayrılan bir anımdan bahsetmek istiyorum sizlere: 7 Temmuz 2018 tarihinde gerçekleştirdiğim Tedx konuşmam. Tedx’in ne olduğunu, önemini, kimlerin ne gibi değerli fikirlerini bu etkinlikler kapsamında sunduğunu zaten her birimiz biliyoruz. Bu sebeple hissettiğim duygularımı tahmin etmeniz muhtemeldir. Ancak ben çok heyecanlanmayan birisi olarak tahminlerinizdeki “mutluluk” ifadesinin doğru, “heyecan” ifadesinin benim için biraz uyuşmayacak durumda olacağını belirtmeliyim.

Ramazan’ın ortaları gibiydi ve o dönemlerde hazırlık sınıfı öğrencisi olduğum İstanbul Şehir Üniversitesi’nin kampüsünde bulunan yurttaki odamda bir gece oturuyordum. Birisi kapıyı tıkladı ve kapıyı açtığımda selamlaşmanın ardından konuya girdi. Okuldaki bir grup öğrenci olarak üniversitemize Tedx konuşmalarını getirmek istediklerini ve bunun için benim konuşmamı düşündüklerini söyledi. Benim konuşmacı olmamla ilgili gerekli bütün onayların alındığını da ekledi. Kendisi ile birkaç gün boyunca irtibatta kaldık ve ekiplerinden iki öğrenci ile bir görüşme ayarladık. Benden ne beklediklerini, ana temamızın ne olduğunu ve buna benzer bazı detayları konuştuk. Konuşmadan sonra karşılıklı olarak hazırlıkları yürütme konuşunda anlaştık ve ayrıldık.

Etkinliğimizin ana teması “Dreamers” olarak belirlenmişti ve benden istenen “hayalciler” ifadesinin de belirttiği gibi hayal kurmak ve o hayali gerçekleştirmek için yapılabilecekleri belirtmekti. Bununla birlikte konuşmalarımızda fark ettiğim bir nokta ise benim görme engelimin hayatıma getirdiği zorluklar ile hayallerim arasındaki ilişkiyi de belirtmem istenmesiydi. Kısacası, bana direk olarak bir içerik belirtilmese de benden beklenen büyük oranda engel ve başarı arasındaki ilişkiyi farklı projelerini Türkiye’de ilk olarak hayata geçirdiği için haber olan ve bazı akademik başarıları duyulan bir görmeyen olarak aktarmamdı.

Hayatımda buna benzer birçok konuşmayı daha önce farklı yerlerde ve şartlarda yapmıştım. Çevremde verebileceğim birçok engelli arkadaşım da vardı ve bunların başarıları veya başarısızlıkları aslında konuşma için yeterli olabilirdi. Başka bir ihtimal ise benim ya da bazı arkadaşlarımın sahip olduğu başarıları anlatmamdı. Her ne kadar engellilerin hayatlarını ve başarı hikâyelerini anlatmak son derece ilham verici ve alışılageldik bir yol olsa da ben yapacağım konuşmayı şahıslar üzerinden yürütmek istemedim ve genel bir konuşma yapmayı tercih ettim. Konuşmayı genel ve teorik tutmam da dinleyicilerin kolay sıkılmasına neden olabilirdi ki bu Tedx’in amacına hiç de uygun düşmezdi. Bu sebeple teorik her bilginin arkasından yaşanmış birer anı kullanmak istedim. bu sayede hem konuşmayı kişiselleştirmeyecektim hem de insanların sıkılmasını engellemiş olacaktım.

Engellilik hassas bir konu… Engelliler her şeyi engelsizlerle aynı yapar demek farklılığımızı ve ihtiyaç duyduğumuz erişilebilirlik düzenlemelerini yok saymak anlamına geliyor. Engelliler zorlanır demek de engellilerin başarısız konumda algılanmasına neden olabiliyor. Toplumumuzda da bu konuda doğrusuyla ve yanlışıyla farklı farklı birçok görüş mevcut. Konuşmayı yaparken oluşan eksiklikler yüzünden farklı kesimlere kızmak da bir o kadar yanlış. Bunların her birini dikkate alarak bir konuşma hazırlamaya çalıştım. Tedx İstanbul Şehir University olarak yayınlanan tanıtım metinlerinde beni anlatan paragrafın da işimi son derece kolaylaştırdığını söyleyebilirim. Tanıtım metninde bir röportajda muhabirlere “engellinin başarısı için sadece engellinin ya da çevresinin çabası yetersiz. İkisi aynı anda olmalı” şeklindeki ifademi kullanmışlardı. Buradan da hareketle hayal, engel ve başarı üçlüsü arasındaki ilişki üzerinde ilerlemeye karar verdim.

Son planlamaların ardından engel kavramını herhangi bir zorluk olarak geniş tutabileceğimizi belirtecek ve bu zorlukların üstesinden gelerek başarmanın yolunu zorluğu yaşayanın yapması gerekenler ve çevresinin desteği olarak iki parçada inceleyecektim. Bu şekilde temelde ikiye ayırdığım konuşmamı farklı bölümlere de ayırdım. Bu bölümlerden de aşağıdaki üç temel aşamayı vurguladım:

  1. Engelli birey ve yakın çevresi engeli kabullenmeli.
  2. Engelli birey ve yakın çevresi engelsiz insanları yapmaları gerekenler konusunda uyarmalı ve onlara gerekli bilgileri öğretmeli
  3. Engelsiz insanlar sahip oldukları bilgi düzeyince ve ellerinden geldiği kadarıyla engellilerin kendilerinden istediği düzenlemeleri yapmalı.

Bu mesajların her birini yeteri ölçüde parçalara bölerek açıklamayı ve tabiî ki dinleyicilerin sıkılmasını önlemek için örneklendirmeyi düşündüm. Bu örneklendirmeler esnasında farklı arkadaşlarımın tecrübeleri ve kendi anılarım bana gerçekten yardımcı oldu.

Konuşmaların olduğu gün öğlene doğru etkinlik mekânı olan İstanbul Şehir Üniversitesi Dragos Kampüsü’ne geldim. Son hazırlıklarımı tamamladım ve birkaç konuşmacımızı dinledim. 15.40 itibariyle konuşma sırasının bana gelmesi planlanıyordu. Sıra bana geldiğinde planladığım şekilde konuşmamı gerçekleştirdim. Dinleyiciler üzerinde ne kadar etkili olduğu noktasında çok geniş bir bilgiye sahip değilim, umarım beğenilmiştir. Yine de az sayıda da olsa aldığım geri bildirimlerin beni mutlu ettiğini belirtmeliyim. Bir dinleyicimiz ortadaki sorunları ve muhtemel çözümleri hiç kimseyi dışlamadan ve suçlamadan anlattığımı aktardı ve bu gerçekten benim tam da istediğim şeydi. Çünkü her engellinin özel ihtiyaçları vardı, ancak her engelsizin her engelliyi tanıması da mümkün değildi. Bu nedenle de tartışmaları azaltıp diyalogları arttırmak en büyük çözüm olarak görünüyordu. Bu noktada az sayıda dinleyiciden aldığım geri bildirimlerin beni mutlu ettiğini söyleyebilirim.

Sonuç olarak, hayatımda benzer konuda çokça okuduğum, dinlediğim, yazdığım ve konuştuğum bir konuda elimden geldiğince güzel bir konuşma yapmaya çalıştım. TEDx lisanslı bir konuşmacı olmanın verdiği gururun yanına insanlara faydalı olmanın getireceği mutluluğu da ekleyebilmek konuşmamla ilgili en büyük arzumdur.

 

0 yorumlar

Yorumla


Bir Yorum Yazın